10 Aralık 2011 Cumartesi

          Bu kış arıların  bir kısmını köyde oluşturduğum yeni arılığa taşıdık burası artık sabit arılık olacak
          iki dönüm  kadar bir yer, etrafının bir kısmını tel örgüyle kapattık vakit oldukça diğer taraflarını da
          tel örgü ile kapatacağız.
        Havalar çok uzun zamandır serin gidiyor hatta geceleri don oluyor, gündüz ise güneşli öğle saatlerinde
        14-15 dereceyi buluyor,bizde bu saatlerde arıların gerekli bakımlarını yapıyoruz gerçi fazla bir iş yok
        ama doğal olarak mevcudu azalan ve zayıf arıları sıkıştırıyoruz o kadar.
          Aralık ayının nereyse yarısına geldik ama her yer beyaz ve sarı papatyalarla dolu
                     Bu evsimde polen nereden buluyorlarsa  arada polen getiren arılarıda görmek mümkün.

            Ben güçlü kovanlarımın çoğunda örtü tahtası kullanıyorum, tahtanın üzerine izolasyon amaçlı strafor
            monte ediyorum kovan kapaklarında da buna benzer bir uygulama yaptım bu yıl, kovanlarım tel altlıklı
            olduğu için çekmeceleri açtım, üstten iyi bir izolasyon olunca kovan içi rutubet büyük ölçüde önlenmiş
            oluyor.
     Aşağıdaki resim poşetle şerbet vermenin sonuçlarından biri şerbet akmış polen çkmecesine dolmuş.
          Bu kış epey sayıda kutu kışlatıyorum çok hızlı tüketiyorlar iki tanesi açlıktan sönmüş bu kış izlediğim
         bir olay ise strafor kutuların ahşap kutulara nazaran çok daha iyi kışlaması oldu, hatta sonbahar da
         strafor kutularda hiç terk olayı yaşamadım.

13 Ekim 2011 Perşembe

EVEET NEREDE KALMIŞTIK ?


Vay be yıllar olmuş,bloga bir şeyler yazmayalı çok uzun zaman olmuş.Aslında arıcılığı bırakmış falan değiliz, tam tersi son sürat devam.Ama vakitsizlik isteksizlik ne denirse artık.
Neler yaptık bu zaman içinde, 2011 sezonu çok sıkıntılı başlamıştı hatta bu sadece benim değil trakya geneli böyleydi aslında, bahar çok soğuk geçti .
Daha sonraları işi çok iyi toparladık,her nekadar yaz çok kurak geçsede bal verimi açısından bu yıl rekor kırdık diyebilirim.
Bizde sezon çoktan bitti, yazın kurak gitmesi nedeniyle arılar yavruyu erken kesti, bu demek değildir ki arılarımız çok kötü durumda geçmiş yıllara göre biraz zayıflar.


Yavru durumları iyiden iyiye azaldı bu günlerde yoğun beslemeyle stoklamalarını tamamlıyoruz.



Ana arı kutularını kışa hazırladık artık, son olarak hepsinin varroa ilaçlamasını yaptık kutular ve ruşetlerde laktik (AMELE) asit kullandık, amele-EFENDİ artık daha neler sylenir bu konularda bilemem.

Bu şekilde 70 civarı kışlayacak kutumuz var,bu kutular kışlama için hiç uygun değil aslında artık bunlardan önümüzdeki sezon başından itibaren vazgeçip yeni bir sisteme geçmeye çalışacağız.




Kışlayacak kutuların bir kısmını ruşet kovanlara aktarmıştık daha önceleri ,durumları gayet iyi kışı atlatacak gibiler.







Kovanları sıkıştırdık bu sene kış erken gelecek gibi gözüküyor havalar aniden çok soğudu,ben polen tuzaklı kovanlarımın girişlerini daraltırken yukarıda görülen takozları kullanıyorum bu takozun 4 işlevi var ve polen toplarkende kullanıyorum.



Bizim meşhur trakya arımız varlığı ve yokluğu kanıtlanamamışken ıslahı yapılıyor!!! bu konuda yazılacak çok şey var ilerleyen zamanlarda vakit buldukça yazarız herhalde.

13 Haziran 2010 Pazar

Bu yıl bana göre arıcılık adına çok farklı bir yıl Haziran ayının neredeyse yarısı oldu arılar çok hızlı bir şekilde gelişiyor ,bu yıl 50 nin üzerinde bölme yaptım böldüğüm arılar en az beş çıta ve yumurtlayan genç ana arılar olduğu sürece gelişmeleride hızlı oluyor.Kışın boş zamanlarda yaptığımız çıtalar yetmeyince acil 300 adet çıta yaptık ve mumladık.

Bala giden kovanlarımızın hepsi dört katlı oldular hatta en üstteki ballıklar neredeyse dolmak üzere çıtaların bir kısmıda sırlanmış vaziyette.

Katlar yükseldikçe ağırlaşıyorlarda bu sefer kontrol etmeside zorlaşıyor.

Bazı kovanlardan polen topluyoruz polende bir eksilme olmadı daha nereyse her gün farklı renkte polen geliyor bir kaç gün önce sarı renkli polen geliyordu şimdi ise kırmızı renli gelmeye başladı.



Ana çiftleştirme kutularında bu yıl ipin ucu iyice kaçtı iki yerde ana üretimi yaptığım için baştan aldığımız notları karıştırdık hangi kutuda kaçıncı tur ana arı çiftleşti artık bilemiyoruz, ama bu yıl damızlık olarak iki kovan kullandığımız için rahatız ,hiç değilse nerden geldiği belli.



Bu kutuları gecen yıl yüzün üzerinde yapmıştım ilk zamanlar kullanmasını beceremediğim için çoğunu hediye etmiştim kendime başka kovanlar yapmıştım ama bu yıl onlar yetmeyince bunları tekrar kullanmaya başladım şimdide bunlar çok rahat ,bunlardada artık ayar kaçtı arı boş bulduğu her yere petek örer oldu.

Artık körükçümüz bu yıl terfi etti ana arı üretim işlerini artık ona devredeceğiz gibi.
Çiftte kavrulmuş bunlar :)))




Bölmelerin bir kısmını böldüğümüz arılıktan 5 km uzaktaki arılığa götürüyoruz birertanede ana arı verip yeni kovanlar oluşturuyoruz.


Ormandaki arılık yeri çok güzel bir yer üç tarafı orman sadece önü açık.
















31 Mayıs 2010 Pazartesi

MAYIS AYIDA BİTTİ

Mayıs ayının sonuna geldik, arılığa hergün gittiğimiz halde bazı işlere yetişemiyoruz bu yıl ani bir kararla bala gitmekten vazgeçtik çok az bir kovan adetiyle bala yöneleceğiz ,diğer kovanları ana arı yetiştirdikçe bölüyoruz,hatta iki üç kattaki kovanları bile bölmeye başladık ,son on gündür çok güzel bal akımı var arılar çok hızlı gelişiyor.

Kat attığımız kovana bir kaçgün bakmazsak hemen boş yerlere dalak indiriyorlar o yüzden kovanlarda boş yer bırakmamaya çalışıyorum ve arılığa gittiğim hergün önce petek bağlama işlerini halletmeye çalışıyorum




Ana arı çiftleştirme kutularıda çıtalara balı doldurmuş hatta bazılarında ana arının yumurta atacak yeri kalmamış kek bölümüne ufak dalaklar örüp oraya yumurta atmış ,o tip kutulardaki fazla ballı çıtaları alıp yerine boş çıta veriyorum.


Bu yıl ana arı üretiminde üçlü ruşet kovanları da kullanıyorum tecrübe olması açısından bu kovanlarda ikinci tura başladım.




Şimdilik 30 adet çift gözlü çiftleştirme kutusu ve birkaçtanede üçlü ve beşli ruşet kovanla ana arı üretmeye çalışıyorum.Arılık müsait olduğu için kutuları arılık içinde dağınık şekilde yerleştirdim ,başlarda 4 kaybımız oldu daha doğrusu çiftleşmeden dönmediler,gerçi artık arı kuşları bölgeyi terk ettiler artık sonbahara kadar gelmezler artık.


Üretğim ana arılardan birtanesi.

Bu yıl dikkatimi çeken bir hususta ana arı, memeden çıktıktan sonra meme içerisinde daha epey süt kalması ,bu acaba çok fazla arı sütü varda fazlası mı kalıyor veya ana arı bu sütü tüketemiyormu

Körükçüm oğlum Emir bu yıl körükçülükten terfi etti ,çiftleştirme kutularını beraber dolduruyoruz ,artık larva transfer işlerini bundan sonra o yapacak.




Üç gün önce böldüğümüz bölmelere verdiğimiz anaları kafeslerden bıraktık ,üstteki resim ana arının ilk kabul anı.


Bir ufak arılık daha yaptık buraya bundan sonra ki bölmeleri getireceğiz ,böldüğümüz arıları en az 5 km uzağa götürüyoruz hazır yumurtlayan ana arıda oldumu bunlarıda bir müddet sonra böleriz.